Full Frame mi yoksa APS-C sensörü mü?

Bugünkü yazımda Full Frame (tam kare) ve APS-C (crop) sensörlerinin karşılaştırarak avantajlarını ve dezavantajlarını açıklamak istiyorum. Ek olarak, hangi sensörün hangi durumlarda daha iyi olduğu ve profesyonellerin her zaman tam formatlı SLR fotoğraf makinesine başvurup vurmadığı konusuna değineceğim.

Her iki sensörün temel avantajları ve dezavantajları:

Daha birkaç yıl önce, megapiksel sayısı yüksek olan tam kare DSLR’ler göz kamaştırabiliyordu. Ancak, bu avantaj son yıllarda gitgide özelliğini kaybeder hale geldi ve bu nedenle bugün neredeyse aralarında hiçbir fark kalmadı. Bunun nedeni, APS-C sensörlerinin piksel yoğunluğunun giderek artmasına bağlanabilir.

çeşitli sensör boyutlarının karşılaştırması

Bununla birlikte, APS-C sensörlerinin yüksek piksel yoğunluğunun da ciddi bir dezavantajı var: yüksek ISO değerlerinde kumlanma çok daha belirgindir. Bu nedenle konserlerde, gece çekimlerinde vs. neredeyse sadeceFull Frame SLR kameralar kullanılmakta. Ancak bunun bir nedeni de, APS-C sensörü olan bir SLR fotoğraf makinesiyle karşılaştırıldığında, tam 1 f stopa varan diyafram açıklığı ve böylece daha fazla ışık.

Ancak, Full Frame kameraların da kendilerine göre dezavantajları vardır. Mesela APS-C kardeşlerinden çok daha pahalıdırlar. Ayrıca, Full Frame sensörü olan kameralar ve bunlara uygun objektifler yapıları gereği biraz daha ağırdırlar.

Hangi sensör güçlü yönlerini nerede gösterir?

Aşağıda, birkaç örnekle hangi sensörün hangi durumda faydalı olabileceğini anlatacağım. Ancak olumsuz yönlerini da gizlemek istemiyorum ve bu yüzden dezavantajların olduğu durumları da ele alıyorum.

Full Frame bir sensöre ihtiyaç duyulan durumlar:

  • Genellikle düşük ışık ortamında fotoğraf çekmek zorundaysanız, her zaman tam kare sensörlü bir DSLR kullanmanız gerekir. Çünkü resimde kumlanma oluşumu düşüktür ve bir diyafram daha fazla ışık kazanırsınız.
  • Ayrıca geniş açılı fotoğraf çekebilirsiniz. Bu özellikle manzara ve mimari fotoğrafçıları için ilginçtir.
  • Tam kare SLR kameraların vizör görüntüsü daha büyüktür. Manuel odaklama çok daha kolaydır.

Ancak bu dezavantajlarları da kabullenmek zorundasınız:

  • Alan derinliği daha düşüktür ve ön ve arka planı net bir şekilde görüntüleyebilmek için diyafram açıklığını kısmanız gerekir. Bu örneğin kalabalık toplulukların fotoğrafını çekerken büyük bir eksi puan olur.
  • Cropfaktor olmadığı için maalesef çok daha pahalı olan telefoto lensleri kullanmak zorunda kalırsınız. Bu nedenle büyük odak uzunluğunun gerekli olduğu durumlarda, APS-C sensörlü bir kamera kullanmak daha uygundur.
  • Diğer bir dezavantaj, makro fotoğrafçılıkta büyütme oranının düşük olmasıdır. Bu durumda yine, APSC sensörlü bir SLR kamera kullanmak en iyi çözüm olabilir.

Bu durumlarda APS-C DSLR’ye başvurmalısınız:

  • APS-C sensörlü bir SLR kamera için artı puanların başında kamera ve ekipman fiyatlarının muhtemelen daha düşük olması geliyor.
  • Vahşi yaşam veya çiçekleri fotoğraflamak için doğada geziyorsanız bir APS-C ekipmanıyla daha az yük taşırsınız. Diğer yandan lens satın alırken tasarruf edersiniz, telefoto lensler daha ucuzdur ve diğer yandan makro fotoğrafçılıkta büyütme oranı daha yüksektir.

APS-C sensörlerinin zayıf yönleri ise şunlardır:

  • Sık sık vizörde manuel olarak netleme yapıyorsanız, bir APSC kameraya başvurmamalısınız. Çünkü vizör görüntüsü tam kare kameralar kadar büyük değildir.
  • Buna ilave olarak, görüntü kumlanması daha düşük ISO değerlerinde başlar ve bu nedenle düşük ışıkta fotoğraf çekmek için APS-C sensörlü DSLR’ler yanlış bir seçim olur.
  • Geniş açı, tam kare SLR fotoğraf makinelerinde olduğu kadar iyi değildir. Ancak, bu dezavantajı süper geniş açılı bir mercekle nispeten telafi edebilirsiniz.

Bütün profesyoneller Full Frame kamera mı kullanıyor?

Bu soru bana son zamanlarda çok soruldu. Bu yüzden size kısaca bir cevap vereyim:
Profesyonellerin çoğunluğu tam kare sensörler kullanıyor. Bir yandan, kamera ve mercek daha büyük, diğer yandan da çok fazla kalite kaybı yaşamadan görüntünün daha küçük bölümlerini büyütebilirsiniz. Şimdi bazıları yukarıda saydığım dezavantajların neden aniden profesyoneller için bir avantaj olduğunu merak edecektir.

Prensip olarak, bu bir avantaj değildir. Ancak boyut, meslekten olmayanlar üzerinde sadece daha iyi bir izlenim bırakıyor. Burada kamera ve mercek büyüdükçe, fotoğrafçı bir o kadar profesyonel oluyor. Ancak, APS-C sensörlü bir kamera kullanmayı tercih eden birçok profesyonel fotoğrafçı da vardır. Çünkü bunun nedeni, göze batmamak, dikkatleri üzerlerine çekmek istemedikleri ya da gezinirken çok fazla ağırlık taşımak istemedikleridir.

Related posts

One Thought to “Full Frame mi yoksa APS-C sensörü mü?”

Leave a Comment